İkinci Yabancı Dil Olarak Rusça

İkinci Yabancı Dil Olarak Rusça

Bir yabancı dil biliyorsunuz ve bir ikincisini öğrenmek istiyorsunuz. Alternatiflerinizden biri de rusça. İkinci Yabancı Dil Olarak Rusça’nın hangi alanlarda kullanılabileceğini bilmek istiyorsunuz. Ayrıca rusça öğrenmenin ne derece zorlukta olduğunu, ağır dilbilgisi kuralları ile debeleşmeniz gerekecek mi merak ediyorsunuz. Ve bunlar gibi daha birçok soru işaretinin noktalamasını istiyorsunuz. Rusça öğrenmek için birkaç neden adlı yazıyı okuyarak önce kendinize daha sağlam nedenler de bulabilirsiniz.

Rusça Öğrenmek Zor mu?

ikinci yabancı dil olarak rusçaRusça diğer dillere nazaran dilbilgisi açısından daha zordur. İstisnalar canınızı sıksa da bir süre sonra aşikar olacağınız bu kurallar zor gelmeyecektir. Anlayacağınız üzere doğa üstü bir zorluk bulunmamakta. Bu dili öğrenmek istiyorsanız bu aşamayı kafanızda sorun haline getirmeyin. Alfabe farklılığı da sizi korkutmasın, çok kısa sürede halledeceğinizden emin olabilirsiniz. Bu konuda da rusça öğrenmek adlı yazımızda geniş bilgi bulabilirsiniz.

Başka bir Dil Değil de Neden Rusça?

Öncelikle rusça öğrenmek için birkaç neden ve rusça iş imkanları yazılarını okuyun.
Rusça öğrenmek için profesyonelce bir neden arıyorsanız, bu Rusya ile Türkiye arasındaki yoğun ithalat ihracat trafiği diyebiliriz. Hem Rus hem de Türk binlerce firma her iki ülkede de ofis bulundurmakta ve sürekli çalışabileceği ciddi elemanlar aramakta. Türk firmaları özellikle rusça bilen Türk vatandaşı bulmakta zorlanmakta ve alternatif olarak az Türkçe bilen Rus vatandaşlar ile çalışmak zorunda kalıyor. Bu tür firmaların öncelikli tercihi güvenebilecekleri rusçaya hakim Türk vatandaşlarıdır.

Benim derdim para kazanmak değil diyorsanız, dünya çapında ün kazanmış yazarları, şairleri vardır Rus edebiyatının. Bir Dostoyevski, bir Tolstoy, bir Puşkin rusça okumak ve anlamak bambaşka bir tat verecektir.

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

Rusça Kursu mu Yoksa Rusça Özel Ders mi?

Rusça Kursu mu Yoksa Rusça Özel Ders mi?

Hangisini seçmeliyim: Rusça Kursu mu Yoksa Rusça Özel Ders mi? – Rusça öğrenmek isteyenlerin akıllarında beliren ilk sorulardan biridir bu. Bu konuda hem maddi imkanlar hem de rusça öğrenme süreci göz önünde bulundurulmalı. Tabiki de en iyi şekilde rusça öğrenmek istiyor olabilirsiniz, fakat bütçeniz çok kaliteli bir rusça kursu ya da özel hoca için yeterli olmayabilir.

Kaliteli bir hocadan rusça özel ders alabiliyorsanız bütçeniz de buna imkan veriyorsa yapın. Bu ilk seçeneğiniz olsun.

Çok kaliteli bir kurs olduğunu duydunuz memnun kalan arkadaşlarınız da var, hatta birkaç derse gittiniz beğendiniz. Ücret konusunda sıkıntı yoksa bu yol ikinci seçenek olarak değerlendirin.

Maddi açıdan gerçekten sıkıntınız var ve gerçekten rusça öğrenmek istiyorsunuz. O halde rusça lisans öğrencilerinden özel ders talep edebilirsiniz. Temel anlamda rusça öğrenmeniz için son sınıf öğrenciler hem ekonomik hem de ihtiyacı karşılar nitelikte olacaktır. Ayrıca bir öğrencinin bütçesine katkı sağlamış olacaksınız.

Diğer bir seçenek de internetten bir takım chat programları (skype vs.) üzerinden rusça özel ders verenler bulabilirseniz bu en ekonomik seçenek olacaktır.

Rusça Kursu mu Yoksa Rusça Özel Ders mi? – Şimdi her iki seçeneğin dezavantajlarına bakalım:

Rusça Kursu Dezavantajları

Hızlı öğrenen biri iseniz kurs müfredatının ağır işlemesinden şikayetçi olabilirsiniz. Ücreti peşin talep eden rusça kursularından herhangi bir nedenle ayrılmak isterseniz kalan aylar için ücret iadesi alamazsınız. Öte yandan kursa gidip gelmek sizi yorabilir. Saatler esnek olmayacaktır, kaçırdığınız derslerin telafisi olmayabilir.

Rusça Özel Ders Dezavantajları

Kaliteli bir hoca bulmuşsanız aslında pek dezavantajı bulunmamakta rusça özel dersin. Rusça kursları kurum olarak materyal konusunda sıkıntı çekmezler ama rusça özel ders aldığınızda en çok materyal konusunda sıkıntı çekersiniz. Tecrübeli biri ile çalışıyorsanız bu konuda size yardımcı olacaktır. Ayrıca özel ders veren hocalar size sertifika veremezler bunu göz önünde bulundurmalısınız.

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

Rusça Kursu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Rusça Kursu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

rusça kursuRusça Kursu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? – Rusça öğrenmek istiyorsunuz. Kurs seçimi konusunda bir takım tereddütler yaşıyorsunuz ya da özel ders almak mı daha iyi diye kendinize soruyorsunuz. Maddi açıdan şunu bilmenizde fayda var: Rusça özel ders almak normal kurslara göre daha pahalı olacaktır. Özel dersin birçok durumda daha verimli olduğu da aşikardır.

Rusça konusunda hiçbir fikriniz ya da temeliniz yoksa tercihiniz ister rusça kursu olsun, ister rusça özel ders olsun öncelikle ders alacağınız eğitmenlerin her iki dile de hakim olduğundan emin olunuz. Anadili rusça olan birinden daha iyi rusça öğrenebilirsiniz diye bir şey yok. Rusça öğretimi alanında eğitim gören, bu işin teknikleri üzerine yoğunlaşmış anadili rusça olmayan birinden bu dili daha iyi öğrenmeniz mümkün.

Hem Rusçaya Hem Türkçeye Hakim Olmak Nasıl Olur?

Hem rusçaya hem de türkçeye hakim olmak demek o dili sadece iyi konuşmak anlamına gelmez. Aynı derecede dil kurallarını da bilmek demektir. Rusça dilbilgisi kurallarını çok iyi bilmek yetmez, aynı derecede hocanızın türkçe dilbilgisi kurallarını da çok iyi bilmesi gerekir. Siz siz olun eğitmenlerin türkçeyi de bu derece iyi bildiğinden emin olmadan ders almayın.

Eğitmenlerin Rusça Öğretimi Alanında Diploması ya da Sertifikası Olmasına Dikkat Edin

Rusça bilmediğiniz için eğitmeninizin ne derece öğretebildiğini ya da bu işte ne kadar profesyonel olduğunu anlayamayabilirsiniz. Seçici iseniz sadece diploma sorunuz. Unutmayın ki belgelendirme profesyonelliğin ilk görüntüsüdür.

Rusça Kursu Seçiminde Materyalleri de Göz Önünde Bulundurunuz

Rusça kursunun sağlamış olduğu materyallerin kalitesi sizin öğrenmenizi mutlaka etkileyecektir. Kurs gerçekten kaliteli ise sağlamış olduğu materyaller de aynı ölçüde kaliteli olacaktır. Bu alanda uzman birilerinden bu konuda onay isteyebilirsiniz.

Rusça Kursu Seçiminde İhtiyaçlarınızı Mutlaka Göz Önünde Bulundurun

Rusça öğrenmek için mutlaka bir amacınız vardır. Neden rusça öğrenmek istiyorsunuz? İş kurmak, otelde çalışmak, tatile çıkmak, ticaret yapmak vs. gibi farklı amaçlar için rusça öğrenmek istiyor olabilirsiniz. Bu şekilde bir amacınız varsa bu amacınızı karşılayıp karşılayamayacaklarını mutlaka eğitmenlerinize sorunuz. Özel bir amacınız yoksa Genel Rusça sizin işinizi görecektir.

Bu konuda yaşadığınız her türlü tereddüt için bu konuya yorum bırakarak kafanıza takılan tüm soruları yöneltebilirsiniz.

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

Barok Sanatı ve Özellikleri

Barok Sanatı ve Özellikleri

Barok Sanatının Kavram ve Terim Anlamı

heykelcilikte barokBarok heykelcilikte, resimde, mimaride, edebiyatta, dansta ve müzikte dram, coşku, ihtişam ve gerilim sergilemek için abartılı hareket, açık ve kolaylıkla anlaşılan detay kullanılan sanatsal bir biçim dönemidir.

Barok sanat kuramsal kavramlar açısından ele alındığında, başlıca özelliğinin temelde belirsizliğe dayandığı görülür. “Barok” terimi İspanya’da tam düzgün olmayan garip biçimli inci anlamına gelirken İtalya’da, fazla diyalektik değeri olmadan bilgiçlik taslayarak yürütülen bir tartışmayı belirtir. Bu terim zamanla bütün Avrupa dillerinde aşırı, biçimi bozulmuş, olağandışı saçma ve düzensiz sözcükleriyle eşanlamlı olarak kullanılmaya başlar. XVIII yüzyıl eleştirmenleri tarafından bu anlamı ile benimsenerek, bütün bu özelliklere göze batar bir şekilde sahip olduğuna inanılan bir önceki yüzyılın sanatını tanımlamak için kullanılır.

Barok Sanatının Gelişimi

Barok olarak bilinen sanat biçimi, XVII. yüzyıl ile XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde gelişme gösterir. Coğrafî bakımdan, Avrupa’nın büyük bölümü ile Latin Amerika’da yayıhr, gelişmesi ve gerilemesi bir ülkeden ötekine göre değişen düzensiz bir yol izler. Ülkeye göre farklı biçimlerde ifade bulması, hem tarihi hem de coğrafi sebeplere dayanır. Barok sanat, XVII.yüzyılın başlangıcında Roma’da, özellikleri açıkça belirlenmiş bir stil olmaktan çok, bütün sanat kollarında görebileceğimiz gibi, bir eğilim, bir zevk, kısacası bir moda biçiminde ortaya çıkar. Barok sanat zamanla Avrupa’nın diğer ülkelerine ve Latin Amerika’ya da yayılmıştır.

İtalya’dan çıkan bu akım yayıldığı bölgelerdeki yöresel eğilim ve ekollerle karşılaşıp bunlarla kaynaşmıştır. Böylece, hepsinin kendi özellikleri olan ulusal uzanımda birçok sanat biçimi ortaya çıkmış ve barok sanatıyla birlikte, değişik ve çeşitli sanat biçimleri meydana getirmiştir.

Barok Sanatı Dönemleri

Barok sanatını üç döneme ayırmak mümkündür.
1590-1625 arası: Erken Barok
1625-1660 arası: Yüksek Barok
1660-1725 arası: Son Barok

Barok Sanatının Görüldüğü Alanlar

modern barokBu kavram klâsisizm taraftarlarınca ilk olarak mimaride ve resim sanatında kullanılmaya başlamıştır. XIX. yüzyılın ikinci yarısında sanat eleştirmeni Heinrich Wölfflin ve kendisini izleyenler bu sözcüğe daha geniş bir anlam verirler ve edebiyatta da kullanmaya başlarlar. Adı geçen araştırmacı 1888 yılında, Rönesans ve Barok adlı çalışmasında canlılık, derinlik, biçim berraklığı gibi biçimsel nitelikler olmak üzere, barok’un özelliklerini belirleme girişiminde bulunur. Wölfflin adı geçen çalışmasında barok tarzının derinliğini, biçim açıklığını resim sanatında aramaya koyulur. Araştırmacı bunun yanı sıra barok ile klâsisizmi yan yana koyarak irdelemekte ve önemli bir açıklama yapmaktadır. Barok, sanatın düşüşünü berimleyen bir süreç değildir; klâsisizm’den farklı olan yeni bir akımdır. Terim gene XVII. yüzyıl ile XVIII. yüzyılın başlarındaki sanat biçemi için kullanılmakla birlikte, ancak belirli bazı özellikleri olan yapıtlar barok olarak tanımlanmaktadır.

Rus Edebiyatı’nda Barok Sanatı

barokko-2Poeziya F.İ. Tyutçeva//Klassiçeskaya traditsiya adlı çalışmasında L.V. Pumpyanski, Rus edebiyatıyla barok arasındaki bağlantılara işaret etmektedir. Rus edebiyat bilim-cilerinden İ.A. Çernov’a göre, XVII-XVIII. yüzyıllarda gelişen Rus kültürünün, bir geçiş evresinden geçtiği dikkate alınırsa, barok akımının belirleyici bir rol oynadığı yadsınamaz. Adı geçen araştırmacı şöyle devam eder: “Esas konu, Barok’un Rusya’da sadece bir edebiyat ya da bir sanat akımı olarak ortaya çıkmış olması değil, onun belirli bir kültürel tür olmasıdır. Yeni türeyen edebi akımlar (barok, ortaya çıkamayan manyerizm ve rokoko, klâsisizm) arasındaki mücadele, geçiş dönemindeki tarihsel-kültürel durumun karmaşıklığına neden olur”

A. Andiyal Slavyanskoye barokko adlı çalışmasında barok kavramına daha geniş bir yorum getirir. Macar asıllı bilim adamının görüşlerini, Rus sanat tarihi araştırmacılarından A.A. Morozov yaptığı çalışmalarla genişletir. Adı geçen bilim adamı, XVII. yüzyılın ikinci çeyreği ile XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde gelişmekte olan tüm Rus edebiyatını barok tarzıyla ilişkilendirir; söz konusu akımı özgün Rus edebiyatının bir özelliği olarak
görür. Morozov’un bu görüşlerine RN. Berkov, D.S. Lihaçev, Çek
asıllı S. Mathauzerova gibi bilim adamları olumlu yaklaşım sergilememektedir.

P.N. Berkov, Rus barokun varlığından söz etmeye gerek duymadığını vurgularken XVII. yüzyılın sonunda ortaya çıkan Rus “virşi” şiirlerini ve dramaturjisini yeni gelişmekte olan klâsisizm akımının yeşermesi olarak gördüğünü belirtir. S. Mathauzerova XVII. yüzyılın sonunda Rus edebiyatında barok akımının ulusal Rus ve Polonya-Ukrayna kaynaklı olmak üzere iki kanadı olduğunu ileri sürmektedir.

D.S. Lihaçev ise sadece özgün Rus barokun varlığından söz
etmenin uygun olacağını varsaymaktadır. Yine Lihaçev’e göre bu
akımın Polonya-Ukrayna edebiyatından Rus edebiyatına gecmis
olabileceğini, ancak daha sonra kendi yolunu çizdiğini düşünmektedir.

İ.P. Eremin 60’lı yılların başında ayrıntılı bir biçimde Simeon Polotski’nin şiirlerinde Rus barok’un özelliklerini inceler. Adı geçen araştırmacının çalışmaları, barok akımının Rus edebiyatında açıklık kazanması açısından etkili olmuştur.

Buradan da anlaşıldığı gibi, barok konusunda Rus araştırmacılar arasında görüş ayrılığı olmasına karşın, söz konusu kişiler bu akımın en önemli biçimsel özelliklerini belirleyebilmişlerdir.

Dönemin Rus sanatı ve edebiyatında Kuskov’un da belirttiği gibi barok’un estetik ilkelerinde oğlanüstü bir coşku, yapay bir törensellik, dışa vuran bir duygusallık, bir yapıtta asla bir arada olmaması gereken biçem öğeleri, hareketli biçimler, alegori, söje ve dilde abartılar yeralmaktadır. Adı geçen araştırmacı Barok’un bir sanatsal yöntem ve biçem olarak farklı tarihsel dönemlerde sanatsal yaratıcılığın bir ifadesi biçiminde ortaya çıkan bu terimin iki farklı içeriğine işaret etmektedir.

Rus araştırmacılarına göre, barok akımı Doğu’ya kaydığı sûrece “biçimleniyordu” ve bir ölçüde, Rönesans’ın bazı nedenlerden dolayı gelişmediği kültürlerde, Uyanış Çağı’nın (ye-poha Vozrojdeniya) yerini dolduruyordu. “Barok, Rönesans ve Aydınlanma Çağı kültürlerinin gelişmesinde bir aşama olarak yer alıyorsa (Rus kültür tarihinde olduğu gibi), adı geçen akım koşulları ne olursa olsun, tüm ulusal kültürlerde ortaya çıkmalıdır”, der edebiyatçı V.İ. Fedorov. Söz konusu durumlarda barok’un “aktarılmış” bir akım olup, özünde bulunan bazı özelliklerini (kronolojik aşamalar, yayılma süreci) kaybetme olasılığı doğar. Ancak Rus sanat ve edebiyat tarihçilerinin öne sürdükleri görüş dikkate alınırsa, Barok, “kültür yaşamından çıkarılması mümkün olmayan” bir dönemdir. Söz konuşu tipolojik modelin Rus edebiyat bilimcilerince en geniş anlamda (“tarihsel ve genetik düzeltiler” hariç) benimsendiği anlaşılmaktadır.

Barok sanat ve edebiyatta bir biçem olarak Rusya’da XVII. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkar. Söz konusu akım, toplumsal bir yapı olarak soyluların istek ve taleplerini yerine getirmek üzere Rus yaşamına yerleşir. Yukarıda da söz edildiği gibi, Rus edebiyatında barok’a geçiş Avrupa’da olduğu gibi Rönesans’tan değil, Ortaçağın bir devamı olarak gelişir; bu yerel barokta mistik ve karamsar duygulara rastlamak neredeyse olanaksızdır; tam aksine aydınlanmacı özelliklere sahiptir, çünkü dünyevi sanat ve edebiyata dindışı (sekulyar) imgeler yükleyerek, onun dünyevileşmesini sağlamaktadır.

D.S. Lihaçev Rus yazınında bu “ılımlı” barok çıkışlarını şu sözlerle tanımlamaktadır:
Onun (barok akımının, E.İ.) Rusya’da yaratılan yeni türünde, insan doğasını kıracak bir yönü olmadığı gibi, olağanüstü güçlerle ve uçurumlarla korkutmamış, kitleleri ezip geçmemiştir. O, yaşam dolu ve gösterişlidir, canlılık ve süslere heveslidir.

Rus barok yazarları dini görüşlerini reddetmeden, dünyanın daha karmaşık ilişkiler içersinde olduğunu varsayarak, olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmaya çalışırlar. Ortaçağın skolâstik simgeciliğinden uzaklaşarak, dünyevi ilişkilere, kişilerin yeryüzündeki yaşamına ilgi gösterip, gerçeğe daha mantıklıklı yaklaşım sergilemekteydiler. Barok yazarlarının yarattıkları kurgu, alegori ve imgeler böylesi bir yaklaşım üzerine kurulmuştur. Barok akımının XVII. yüzyıl sonu ile XVIII. yüzyılın başında Rus syllabique (heceye değin, hece sayısıyla oluşturulan, Rus şiirinde uygulanan ilk koşuk) şiirinde, saray ve okul drama-turjisinde ortaya çıkışı aslında yeni bir akımın, klâsisizm’in habercisidir.

KAYNAKÇA

E.İnanır. XIII.Yüzyıl Rus Edebiyatı, İskenderiye, İstanbul, 2008, s.23-27.

Fargis, Paul, The New York Public Library Desk Reference (third ed.), Macmillan General Reference, New York, 1998, s. 262.

The Columbia Encylopedia, 6th ed. 2011.

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

İvan Alekseyeviç Bunin

İvan Alekseyeviç Bunin

(1870-1953)

İvan Alekseyeviç Bunin – 1933 yılında Nobel ödülü alan İvan Alekseyeviç Bunin ilk kuşak Rus sürgün yazarlarındandır.İvan Alekseyeviç Bunin

Bunin’in edebiyat dünyasına girişi şiirle olmuştur. Ancak düzyazı türlerinden özellikle uzun öykü, yazarın sanatı için seçtiği tipik formdur. İlk öyküsü 1893 yılında yayımlanmıştır. Bunin, 1899 yılında Maksim Gorki ile tanışmasının ardından gerçekçi yazarlara yakınlaşır.

Soylu kültürünün değişen koşullar yüzünden dağılışı, uzun süre Bunin eserlerinin konusu olur, Suhodol (1912) adlı öyküsünde olduğu gibi. Yazarın sanatıyla ilgili şöyle bir değerlendirme vardır: “Gerçekle sembolik gerçeklik arasındaki sınırda bilinçli olarak kaybolur” (Holthusen). Bunin, öykülerinde sanat araçlarını kullanırken son derece tutumludur ama bu araçta haraketlilik kazandırır, anlatımı kısadır, bunun yanında betimlemelerinde derinlik vardır.

Eserleri: Derevnya (uzun öykü, 1910), Gospodin iz San-Frantsisko (kısa öykü,1925), Jizn Arsenyeva (uzun öykü,1927-29) vd.

Birsen Karaca, Rus Edebiyatı Öykü Antolojisi, Dünya Yayıncılık, İstanbul, 2004, s.156

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

Maksim Gorki

Maksim Gorki

(1868-1936)

Maksim Gorki – Roman, öykü ve oyunlarıyla ünlüdür. Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov’dur. Nijniy Novgorod’da yoksul bir ailede dünyaya geldi.maksim gorki Çocukluğu büyük babasının yanında geçti. Yalnızca birkaç ay okula gidebildi. On iki yaşından itibaren çeşitli işlerde çalıştı. 1884 yılında Kazan’da devrimci çevrelere girdi. İlk öyküsü Makar Çudra’yı kendisinin ve figürlerinin yazgısını simgeleyen “Gorki”(“acı”) takma adıyla 1892 yılında yayımladı. Bu dönemde Nijnıy Novgorod ve Samara’da edebiyat ve gazetecilikle uğraştı. 1898 yılında 2 ciltte toplanan yapıtları, Rusya’da ve yurt dışında büyük bir ilgiyle karşılandı. Bu derlemeyi Foma Gordeyev (1899) ve Üçlü (1900) adlı romanları izledi. Fırtına Habercisinin Türküsü 1901) adlı devrimci düzyazı şiirleri büyük ün getirdi. 1900 yılında Peterburg’da öncelikle devrimci genç edebiyatçıların yaptıklarının yayımlanmasını gözeten “Znaniye” yayın evinin başına geçti.

1905 yılında ilk legal Bolşevik gazete olan “Novaya jızn” Gorki’nin desteğiyle yayımlandı. 1906 yılında Berlin ve Paris üzerinden Ana (1906-1907) adlı romanını yazdığı ABD’ye gitti.1906-1913 yılları arasında Capri’de yaşadı. 1913 yılında Rusya’ya döndü ve 1914 yılında Proleter Yazarların İlk Denemesini yayımladı. 1917-1920 yıllarında hemen hemen hiç sanatsal yapıt vermeden yayımcılıkla uğraştı. Devrim sonrasının güç şartlarında hem dünya edebiyatından örnek yapıtları yaygınlaştırmak, hem de genç yazarlara çeviri yoluyla maddi imkân sağlamak amacıyla “Vsemirnaya literatura” adlı yayın evini kurdu.

1921 yılında sağlık durumu öne sürülerek yurt dışına gitmeye zorlandı. 1924 yılına değin Almanya ve Çekoslovakya’da yaşadı. Çocukluğum (1913-1914 ve İnsanlar Arasında (1915-1916) adlı romanlarla başlayan otobiyografik üçlemesi, Benim Üniversitelerim (1922) ile tamamlandı. Artamonovlar Meselesi (1925) adlı romanından sonra yazdığı Klim Samıgin’in Yaşamı (1925-1936) tamamlanamadan kaldı. 1931 yılında bir daha ayrılmamacasına yurduna döndü. Bu dönemde edebiyat ve politika çevrelerinde saygın bir yer edindi. 1934 yılında kurulan Sovyet Yazarlar Birliği’nin ilk başkanı oldu. 1936 yılında Moskova’daki tedavisi sırasındaki ölümü, komplo kuşkusu uyandırdı.

Gorki Sovyet edebiyatının kurucusu olarak kabul edildi. Ana adlı romanı ve Düşmanlar (1906) adlı oyunu, Sovyet edebiyatında ilk olarak 1932 yılında resmi bir kavram olarak kullanılan sosyalist gerçekliğin klasik örnekleri olarak anıldı. Çok sayıdaki yapıtında ayak takımında inteligentsiya temsilcilerine kadar çeşitli tiplemeleri işledi. Yurt dışında bulunduğu dönemlerde yaratıcılığında kullanabileceği yeni materyallere gerek duymadığı gibi, yabancı dil de öğrenmedi. İtalya Masalları (1903) yurtdışında geçirdiği yılların en olumlu ürünü olarak kabul edildi.

Kaynak: Zeynep Günal, M. Özlem Parer, Ayla Kaşoğlu, Ayşe Pamir- Dietrich, Çağdaş Rus Öykü Seçkisi,Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 2012, s., Çağdaş Rus Öykü Seçkisi,Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 2012, s.90

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

Fyodor Sologub

Fyodor Sologub

(1863-1927)

Fyodor Sologub – Önemli Rus sembolistlerinden birisi olan Fyodor Kuzmiç Sologub, bir terzi ailesinde dünyaya gelmiştir.Fyodor-Sologub 1907 yılına kadar matematik öğretmeni olarak çalıştı.1884 yılından itibaren şiirlerini, 1896 yılından itibaren ise romanların ise romanlarını yayınlamaya başladı. Melkiy bes adlı romanı yazara büyük ün kazandırdı. Devrim sonrasında Sologub’un yaratıcılık olanakları ve saygı görme umudu şiddetli bir şekilde yok oldu. 1921 yılında yazar, yurtdışına çıkmak için Lenin’den izin istedi ancak reddedildi. Bu ret, yazarı intihara kadar götürdü. 1933 yılından sonra yazarın eserleri Sovyet Birliği’nde yeniden yayımlanmaya başlar.

Eserleri: Navi Çarı (triloji, 1907 yılından itibaren yayımlanmaya başlamıştır), Tvorimaya legenda (triloji, 1914), Teni (öykü, 1896), Tyajolıye snı (rıoman,1896), Melkiy bes (roman,1958), Rodine (şiir kitabı,1906), Plamennıy krug (şiir kitabı, 1908), Çarodeyşaya çaşa (şiir kitabı, 1922), Kostyor dorojnıy (şiir kitabı, 1922) vd.

Birsen Karaca, Rus Edebiyatı Öykü Antolojisi, Dünya Yayıncılık, İstanbul, 2004, s.149

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

Aleksandr Serafimoviç

Aleksandr Serafimoviç

(1863-1949)

 

Aleksandr-Serafimovic

Aleksandr Serafimoviç – Gerçek soyadı Popov olan Aleksandr Serafimoviç, düzyazısı anlatı türlerinde eserler vermiş bir yazardır. Petersburg Üniversitesi Fiziksel Matematik Fakültesi’nde okumuştur. İlk öyküsü Na Ldine 1889 yılında, ilk öykü kitabı ise 1901 yılında yayımlanmıştır. Bu kitap olumlu eleştiriler alır. 1902 yılında Moskova’ya yerleşir. Dönemin edebiyat topluluklarından “Sreda”ya kayılır, Gorki’nin yönetimindeki “Znaniye” adlı yayınevinde çalışmaya başlar.

İlk romanı Gorod v stepi’dir (1912)dir. 1924 yılında yazdığı Jeleznıy potok Sovyet edebiyatının klasiği kabul edilmiştir. Bu nedenle, 1987 yılına kadar, yazarın yayınlarında herhangi bir aksama olmadan münferit ve toplu eserler halinde basılmıştır.

Eserleri: Oçerki i rasskazı (denemeler ve öyküler, 1901), Dört ciltlik toplu eserleri (1910), Gorod v stepi (roman, 1912), Jeleznıy potok (roman, 1924) vd.

Birsen Karaca, Rus Edebiyatı Öykü Antolojisi, Dünya Yayıncılık, İstanbul, 2004, s.129

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.

RUSÇADA ŞAHIS ZAMİRLERİNİN ÇEKİMLERİ

RUSÇADA ŞAHIS ZAMİRLERİNİN ÇEKİMLERİ

( СКЛОНЕНИЕ ЛИЧНЫХ МЕСТОИМЕНИЙ )

 

Rusçada Şahıs Zamirlerinin Çekimleri – Rusçada şahıs zamirlerinin çekimleri tablo olarak aşağıda belirtilmiştir.

[table id=4 /]

Bu yazı Genel kategorisine tarihinde tarafından gönderildi.